Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
PRATYAHARA
zehra serra hacer baş
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
Güncel Haberler
 
Didem Madak, Hulki Aktunç, Ahmet Uysal'ı Kaybettik

Didem MADAK (1970-2011)

Bir süredir kanser tedavisi gören şair Didem Madak’ı kaybettik.
1970 doğumlu. Lise eğitimini İzmir'de tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiğinden hiçbir zaman yeterince "düzgün insan" olamadı. Tezgâhtarlık, sekreterlik, anketörlük gibi işlerde çalıştı.
Şiirleri pek çok dergide yayımlandı, bazıları; Ludingirra, Akatalpa, Öküz ve Sombahar'da yayımlandı. Grapon Kâğıtları isimli ilk kitabı İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü'nü aldı.
"Didem Madak, 1990'lı yıllarda ortaya çıkan şairlerin nadir iyilerinden biri. Özellikle, 1980'li yıllarla birlikte beliren farklı şiir çizgilerinin çoğu ortak bir paydada buluşmuştu: yoğun imgecilik. İkinci Yeni şiirinin bunda tabii ki payı vardı." Orhan KAHYAOĞLU

Yapıtları:
Grapon Kâğıtları (2001)
"Ah"lar Ağacı (2002)
Pulbiber Mahallesi (2007)

Ödülleri:
İnkılâp Kitabevi Şiir Ödülü (2000)

 

MR.PARKİNSON

Hergün uzak ülke kırpıntıları dökülür
güneşin ceplerinden. Yoksul aile babası
cebi gibi biraz kasvetli ve susam kokulu.
Sanki gretagarbo artisti ölür gibi
gün batana dek karabasanlar dolaştırır
sokaklarda hırdavatçılar, gecenin her
köşesinde sarhoşlar gündüzü kusarlar.
Güneş vergi iade zarflarında saklanır.
Ucuz elbise askılarında tiril tiril
amortiden bir deniz sallanır.
Sabaha karşı nemli bir ıslık, bir
köşede siftinip duran sokak
kedilerinin tüylerini tarazlar.
Yampiri bir yağmuru seyreder
dizilip rengârenk, pis kediler.
Boyozcular, elleri yağlı, gözleri
yağlı, gönülleri yağlı pis adamlar.
Güvenoyu alamamış martılar
Kemeraltı çarşısına alışverişe
çıkarlar. Otuziki yerinden
bıçaklanmış aşklar damlar
gözlerinden. Kulenin altında
bekler her öğlen Mr.Parkinson.
Bu şehirde adamın biri
her öğlen bir deprem bekler. 

 

Didem Madak

 

Hulki Aktunç
Hulki Aktunç, 1949 yılında İstanbul’da doğdu. Selimiye Askeri Ortaokulu, Erzincan Askeri Lisesi (1963- 66) ve Haydarpaşa Lisesi’ni (1967) bitirdi. İ.Ü Hukuk Fakültesi ’ndeki öğrenimini yarıda bırakarak bir reklam ajansında metin yazarı ve yönetici olarak görev yaptı. Manajans’ta metin yazarı olarak çalıştı, ortağı olduğu Yaratım Ajans’ın yönetimini üstlendi. Reklamcılar Derneği’nin başkanlığını yaptı. Edebiyata öyküyle giren (1969) Aktunç şiir, eleştiri, inceleme, roman da yayımlamıştır. Öykü, eleştiri ve incelemeleri Soyut, Yeni Edebiyat, Yeni Dergi, Papirüs ve yönetimine de katıldığı Türkiye Defteri (1973- 75) dergilerinde çıktı. Yapıtlarında tekniğe ve yapıya özel bir önem veren Aktunç kendi kuşağını çevreleyen toplumsal sorunları konu edinirken simgelerle yüklü anlatımı, ayrıntıları ustaca kullanması ve biçim özellikleriyle farklılığını belirginleştirerek özgün bir üslup oluşturdu. Duygusallığın ağır bastığı şiirlerinde özellikle sözcük seçimiyle dikkati çeken Aktunç öykü ve romanlarında kişilerin farklı zaman kesitlerindeki yaşamlarını işlemiş, olayları atlamalı kesitlerle, konuyu gizleyerek dolaylı biçimde veren bir üslubu yeğlemiştir. İlk öykü kitabı olan Gidenler Dönmeyenler’de Sabahattin Ali ’nin gerçekçiliği ile Sait Faik’in avangardizminin bir bireşimini oluşturmaya çalışmıştır.

 

Şiir Nasıl Diretir

 

Biz bu dünyaya çok sert çakıldık baba.Fakat mıhlara  

pas vuran suyuzdur da. Göz, gözyaşıyla alınmış bütün 

mevzilerinden kaçıp caysa da, huydur, biz oralardayız.

Yaralıyız yağmur cümle yaralarımızı bağışlar sağaltırsa da.

 

Suyuz. Kim bilir kaç mevsim kaç fırtına yolumuzu yanıltır.

Biraz ve derin. Sonra güncelerimizi dönülmez zamanlarla 

sarartan o garip devrim, şimdi şakaklarımızda ağaran  

bir tek saç telinin sesidir. Ama caymaz, caymayacaktır da.

Sulara ark olmuş topraklarda bir koyak sellerden caymaz.

 

Bana tarihini soran kâğıtlara ben ne diyeyim. Ona akasyayla

atkestanesinin deliliğini anlatırdım. Birisi kahverengi fasulya,

ikincisi yeşil kahve topçuklarıyla üremeye yarışıyordu,deliler.

Düşüldüğü unutulmuş yarlarında eski bir bahçenin. Unutmazlardı.

Çün mevsim dönümleri unutturmaz insana dönülemeyecek nedir.

Bizi bu dünyaya çok sert vurdular baba. Oysa mıhlara pas

idik. Seslere aks idik. Sözlere yankı. Adımlara ayak idik,

ayaklara adım. Yürümeye sefer. Sefere menzil. Menzile kısrak.

 

İnkâr benzini ve boynunu solduracaktır baba. Biz bu dünyaya

çok sert çakılmıştık. Ve kendi sefil günlerinde bizi soldurmaya

yönelen bu dünya caydıramayacaktır asla. Caydıramaz asla.

Yakalandığımız küçücek evlerden tutuklanacağımız sokaklara.

 

(Varlık,1069)

 

Ahmet Uysal
Ahmet Uysal
1938 yılında Balıkesir`de doğdu. Savaştepe İlköğretmen Okulu`nu, Gazi Eğitim Enstitüsü Eğitim Bölümü`nü bitirdi. İlkokul, lise, eğitim enstitüsü öğretmeni olarak çalıştı. İlköğretim müfettişliğinden emekli oldu.

Edebiyat dünyasına şiirle giren Uysal, ilk ürünlerini Şairler Yaprağı, Demet, İmece, Çaltı, Türk Sanatı, Varlık gibi dergilerde yayımlattı. Daha sonra çeşitli gazete ve dergilerde eğitim, edebiyat ve çocuk kitapları üzerine yazılar yazdı (Cumhuriyet, Politika, Akşam, Yeni Halkçı adlı gazetelerde; Yeni Toplum, Yeni Dönem, Dönemeç, Türk Dili, Sesimiz, Oluşum, Türkiye Yazıları gibi dergilerde).

1975 yılından sonra çocuk edebiyatına yöneldi. Çocuklara Öykü (Bursa 1975, 4 sayı) adlı bir dergi çıkardı. Çocuklar için pek çok masal, öykü şiir ve roman yazdı. Kitaplarından bazılarının adları şöyledir : Alaca Baykuş (öykü), Çöpçü Martı (öykü), Keloğlan`ın Diliyle (masal), Yaban Kedisi (öykü), Çöp Toplama Yarışı (öykü), Anası Bulut Babası Yağmur (roman), Mağara Gölünde Serüven (öykü), Ayda Yaz Uykusu (bilimkurgu roman), Keloğlan`ın Düşü (masal)... Yaban Kedisi adlı kitap, Almanya`da Türkçe/Almanca olarak iki dilde basıldı (1989).


Bekilli büyüsü

dalından
koptu mu gül,
savruluyor işte
yeryüzüne kızıllığı.

su kapandı mı
bir kadının kalbine.

küplerde
bekletilmiş şarap
hangi ayrılığa iyi gelir,
hangi yalnızlığa.

nerede durunca
sonsuzluk olur
aşkın tanımı: vakur, tanrısal.

lirik tutkular;
yanıltmaz
patikalarda açan kır zambağını.

sesini biliyorum: benim.
yüzünü biliyorum: kalbim.
şiirini biliyorum: ırmağım.

dudağında
bekilli büyüsü!

 

 

Ahmet Uysal



Güncel Haberler kategorisindeki diğer haberler
Elazığ'da Çayda Çıra
Altıntaş Yılın Mühendisi
Can Yücel'e Hain Saldırı...

Facebook Paylaş
 
 
#Silindi# | 15.7.2011 22:31:58Gösterim : 2381
 
 
yorumlar
 
Bu haber için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Kendi halkıyla mücadel...
Levent Gültekin
PRATYAHARA
zehra serra hacer baş
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 3
Bugünkü Ziyaretçiler:156
Dünkü Ziyaretçiler:372
Sitemizi bugüne kadar
1447653 Ziyaretçi 1447653 Ziyaretçi 1447653 Ziyaretçi 1447653 Ziyaretçi 1447653 Ziyaretçi 1447653 Ziyaretçi 1447653 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter