Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı şairler
 
Festival Yorumları 2007

saygıdeğer dostlarıma...
31.Ağustos 01.02 Eylül 2007 tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz 7.Kültür-sanat ve şarap festivaline vermiş olduğunuz destekden dolayı sonsuz sevgilerimi sizlere doğru sunuyorum...Kültür sanat ve edebiyat sevdalılarını ilçemizde konuk etmekten sonsuz mutluluk duyduk ve hep birlikte şiiri şaraba bandık...
Festivalimiz hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı bu sayfaya bekiyorum.Pazar saat 07:00 ile 12:00 arası yoktum (iptaldim yani :)).Bu saatler arasında giden arkadaşlara buradan güle güle deyim bari...Ama sürpriz şarap hediyelerini almadan gittiğinizemi yoksa  fabrika gezilerini kaçırdıklarınamı yansınlar ne diyim ben size...Sevgili Belediye Başkanım ve Kaymakamım dostluk duygularınızı gelen misafirlemizle şiirlerle aktardınız ve paylaştınız iyiki varsınız...


         ''Çal’ı geçtinmi başlar şose, aslında tamirden stabilize. Tekerleğin her dönüşünde kaldırdığı toz kucaklaşmaya giden yolcularla dolu bir geminin ardında bıraktığı köpük gibi gelir bize liman sandığımız Bekilli’mizden seyreyleyince. O küçücük minibüsün taşıyabileceğinden daha aydın misafirler en tanıdıklarıyla tanışmak için yol tüketmekte üretimle. Samsun, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Uşak,Kayseri Eskişehir,Aydın,Isparta vesaire vesaire ha birde İran Tebriz’den  Hayyam’a vefayla.
            Takvim önemli değil biz bin yıllardır olduğumuz yerde bin yıllık dostlarımızı hasretle beklemekteyken çınarların en ekâbiri eğilir oldu İsa’nın ilk çığlığının duyulmasının üzerinden geçen ikibinyedi yıl sekiz ay otuzbir güne. İlk günü böyle başladı şaraba bandırılmış sarhoş şiirlerin. Ve bir daha ayılmadı iki eylül Pazar gecesi bitene kadar.
           Aradığımız Hayyam’lar şiirleriyle ustaya saygı duruşunu yaparken bizde onlara bir kitapla saygımızı sunduk, aslında kendilerinin olanı kendilerine sunduk.
           Stant sandıkları sarayımızı kurduğumuzda lavaracılar artık başladılar üreten, paylaşan, bilen, okuyan bir ülkenin sokaklarında dolaşmaya, onlar gibi olanlar ve olamayanlarla.  
           Cuma akşamında hayyam’ımızı ve her biri birinci olan dostlarımızı Küp Şaraplarının ödülleriyle tanıştırdık Bekilli’mizdeki festivalcilere.  Cezmi (Ersöz) ağabeyimiz geldiğinde saat sekiz gibi protokol karşıladı bizim Bekilli’de, devletin değil devlerin tavrıyla sağ olsunlar.
             Cuma bitmeden lavaracıları topladık stada işin aslı bizim mütevazı top sahasına. Paylaştık şiirleri, şarkıları, türküleri hâsılı bizim olan her şeyi hatta sarhoşluğu paylaştık ayıkmışız ayağıyla. Kaymakamımız, başkanımız yerini almış değil yer vermişti sanata, en önde oturup yakın olmak çabasıyla sanatın önünde gösterdikleri saygıyla, önde değil öncü oldular taştan oturamaklarda. Birde Murat Kekilli ve arkadaşları gökkuşağı oldular gece karanlığında. Artık bir eylül ikibinyedi Bekilli’de cumartesi sabahına koşan karanlıkta. Lavaracılar bizim parasızlıkta ayarladığımız yurt-kur’un ranzalarına yola çıktığında sabah sanki yorgan örtmeye gelmiş bir arkadaş gibi aheste güneşi doğurmakta.
              İkinci gün popları hopları festival yürüyüşünde ayağımızı çamura bulaştırmadan geçerek anlatmak gerekirse sadece Cezmi ağabey derim bir de yaz-ar bir den birbirinden değerli katılımcılar. İran’dan koşup gelmiş konuklar. Dilleri (bizim için) bal, sazları maharetli âşıklar. Tabiî ki yine stat, şiir, şarap, yemek fişi, yurt-kur ve kaçınılmaz son aşktan sarhoş olmuş bizim lavaracılar. Sabah oldu yine yatmadık, inat ettik ayrılmadık.
             Ve başlangıç günü yani festivalin üçüncü, şarabın bilmem kaçıncı; kasabanın kahvelerinde, lokantalarında, sokaklarında ve ranzalı odalarında dostlukların başladığını anlatan günü. Bitiş sanılanın asıl başlangıç olduğunu öğrenmenin günü. Misafirlik sözleri, arama yeminleri, şarap fabrikalarına geziler, karınca kararınca edilen ikramlar. Sitemler lavaraci.com’a, sevgiler lavaraci.com’a.
             İmkânlarımız öyle sınırlıydı ki paramız yok ama gönlünüz vardı, birimiz yok bizimiz vardı, mahcuptuk alçakgönüllülüğünüz vardı. Velhasıl Davut’tuk Golyat’ı yendik.
             Bir festivalde böyle geçirdik.Sevgili Dursun Özden`in deyimiyle kelimenin tam anlamıyla şiiri şaraba bandık...

            Seneye sekizinci festivalde olan imkânlar ve sizin sonsuz yüreğinizle buluşmak dileğiyle...
Kırlangıçlar seneye yine gelin olur mu? Yuvalarınız gönlümüz de hep hazır olacak.
Tuncer Mankır&Uğur Özdemir&Dolunay Ünal''

'' işereti içinde olan yazımız dergilere ve gazetelere gönderilmiştir.Dergilerde ve gazetelerde sorumlu olan arkadaaşlardan ricamız  yazıyı burdan alıp yayınlatsınlar...


Tuncer Mankır
3.9.2007 08:52:48
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı şairler
 
yorumlar
Bu şiir için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 1
Bugünkü Ziyaretçiler:373
Dünkü Ziyaretçiler:425
Sitemizi bugüne kadar
1352172 Ziyaretçi 1352172 Ziyaretçi 1352172 Ziyaretçi 1352172 Ziyaretçi 1352172 Ziyaretçi 1352172 Ziyaretçi 1352172 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter