Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Sorun

                                                 “ SORUN”
Sorun bilinicin hareket yasalarını belirler. Tarihsel geçmişin insanı ilgilendiren tüm geleneksel yapıları yaşadığımız çağın rasyonel aktörleri tarafından parçalandı. İlişkiler yabancılaştı, insan şeyleşti.
    Toplumun varoluş yasaları kapitalizmin varlık koşulu haline geldi. Yani kapitalizmin varlık koşulu toplumun varoluş koşullarını oluşturdu. Toplumsal faaliyetin geçmiş döneme ilişkin tüm çelişkileri sınıfsal anlamda tartışılırken çağımızda bu tartışma, insan arzusunun ve hırsının yine kendisi ile çatışma halinde olduğu şekline büründü.
    İnsan yaşadığı toprağın sorunu haline getirildi. Kolektif dünya çok çok uzaklarda. Hayatlarımız adına kolektif idari insiyatifin yaşamlarımızı düzenleme düşü kapitalizmin ahtapotlaşmış kollarında. Hiç de hoşnut olmadığımız halde, kapitalizmi yaşatmak adına zavallı bedenlerimiz çok yorgun.
                                               SORUN
     Sorun, ilişkiler ağı içerisindeki çelişkinin netliğidir. Bilincin özgür olan dünyasını içine alır ve hapseder. Şekle dayalı bilinç yaratır. Bilinçteki ütopik özneler sorunsal dünyanın yarattığı karanlık dehlizlerde kaybolur gider.
      Genel anlamda insanlığı kuşatan tüm sorunsal varlıklar, adeta insanlığın hizmetine sunulmuş birer ucube cevher görünümündedir. Birey bireysel verimliliğini artırmak adına kendini ilgilendiren her sorunu çözüşte, çözümlenen sorun bireyin bilinç faaliyetinde bir rahatlama yaratır. Bu bilinç faaliyetinde kesintisi olmayan birey + sorun = çözüm, sorun + birey = çözüm denklemine dönüşür.
       Sorunsal dünyanın içinde kaybolmaya mahkum, irili ufaklı birçok yığınsal faaliyet direnç gösterme eğiliminden ziyade, daha çok geçmişin ölü ruhlarını çaresizlikleri içinde tekrar çağırma girişimlerinden başka bir şey değildir.
       Sorun, çözüm anına gelinceye kadar kendini oluşturan öğeleri atıl bırakarak hareketsiz bir görünüm oluştur. Kendi içindeki öğelerin faaliyetine izin vermez. O vardır. Ve varlığını kamufle eder. Çözüm anında iç öğeler sorunu korumacı bir refleksle çözmek isteyen varlıkla çatışırlar. Çatışmada iç öğelerden belirleyici olan öğe “sorun”un en etkin çelişkisini ortaya çıkarır. Teoride anlam kazanan bu süreç “sorun”un bir olu durumuna dönüşünceye kadar devam eder. “Sorun”un çözümlenmiş biçimi artık olgudur.
        Çözümlenmemiş her sorun mantığın hiyerarşik kanallarında dolaşırken, “sorun”un bizzat kendisi bilincin algısal dokularına dokunarak, “o”nun hareket alanı içerisindeki metodolojik yöntemlerini ortaya çıkarır. Bilinç doğrusal olmayan bir itkiyle kavarama yeteneğini kazanır. Ve bilinç Bilinen bir yetiden farklı bir yeti dönüşmesi yaşar. Bu  “sorun”daki ideolojik düşüncenin bilinçteki bilgiyle çatışmasıdır. Doğru bilinç bu çatışmadan sonra ortaya çıkar.
        “Sorun”u ortaya çıkaran diyalektik güç yanılsamadır. Her yanılsamanın anti-tezi karşımızda “Beni çöz.” diye bekleyip duran “sorun”un ta kendisidir.
        “ Sorun”, kendi gerçek doğasından koparak bilinç üzerinde bilinç tarafından kavranamaz bir realite olur. Yani “sorun” “kendinde-bilinç”ten “kendinde-varlık” iddiasını gerçekleştirir. Bilinç bu “sorun”un kavranamaz realitesini kendi doğru sandığı bir sanı yardımıyla çözmeye çalışırken, aynı zamanda sorun, bilincin fonksiyonlarını zaafa uğratır. Ve bilinç “sorun”u çözme olasılıklarını tümden yitirir. “Sorun”, bilinç içinde kendi dekorunu düzenler. Artık tanrısal vahiylerin bulunmadığı bir ortamdadır sorun. Çok güçlü bir darbeyle bilincin tüm dünyasını yok ederek sanatsal gösterimini gerçekleştirir. “Sorun” bedende kendi cinnetini yaratmıştır. Bilinen, görülen ve her gün yaşanan cinnetini…
         Yaşanmış ve yaşanacak olan insanlığın kullanımına sunulmuş tüm değerler tikel varlıklarını hiç umursamadan sizin soylu yaşantınızı soysuzlaştırmak isteyen bu çağın düşüncesine ne yazık ki boyun eğdiniz. Kısacası sorunsallaştınız. TV dizinlerinde sorunsallaştınız. Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de sorunsallaştınız. Artık omuzlarınızda apoletleriniz var. Korkusuz birer sorunsal kahramansınız(!) Kapital adına kullanıldınız. Rahat değilsiniz, krizdesiniz. Bunalım, sizi kendi hakları adına kullananlarda.
          Biliyorum...
Güzellikleriniz bütün iyi yürekli insanların bilincinde. Korunaklarınız buralarda. Fakirleştiniz.Ama aynı zamanda çoğaldınız, çeşitlendiniz. Kolektif ruhlarınız öldürüldü, artık her biriniz tek başınasınız!
         Karmaşıkmış gibi görünen ama hiç de karmaşık olmayan bu mekansal dünyanın sorunlarını elbette bilinç çözecektir. Asıl “sorun”un kime ait olduğudur.


Hazinin Kırlı
15.4.2009 20:03:17
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 2
Bugünkü Ziyaretçiler:16
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter