Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Bir Daha Asla

                                



   Yerle-birim…Yere bu kadar yakınım,göğe bi bu kadar uzak! Oysa, hava yere değiyor.Sıkışıp kalıyorum arada.Kirleniyor nefesim,kalbim yırtılıyor.Ellerim yok.

  Beş yüz milyon saat,üç yüz milyar dakika ! Kanlı bir iç savaş öncesi işte bu kadar (!) sabırlı  ,aykırı.. Şimdi düşüyor işte , düşündükçe düşünülmediği anlaşılan.” Solgun bir gül oluyor insan… ” Zamandan düşen ,kalk ayağa!”… Artık  durma buralarda .. Sen,  o  uysal aşık ! Ah sen, sen nasıl  düştün yeryüzüne ?Böyle söylendim durdum bütün gece…Yara bere içindeki ellerimi saklayamıyordum bile…Sımsıkı tuttu ellerimi öptü,yüzüne sürdü…Ağladım…”O gitti” dedim,sustu.”Neden” demedi bile. Nasıl bir aşktı bu aklımın almadığı,nasıl bir işkence...

  Eve döndüm sonra. Odaya girdim,baş ucunda boş şişeler,sızmıştı..Üstünü örtüp seyrettim bir müddet.Kokusunu,soluğunun  gürültüsünü nasılda özlemişim, durup itiraf ettim kendime. O çılgın neşeyi susturmuş,yankısını odaya kapatmıştı..Kalkıp bir kadeh aldım mutfaktan , doldurdum…İçtim.”Bir daha giderse” diye düşündüm..Yatağın kenarına oturup ağladım…Kadehim boşalıyor, ben doldurup içiyordum…Onu kaybetmişçesine izliyor,ağlıyordum.Bir yandan ona sımsıkı sarılmak istiyordum,öte yandan uyanıp beni terk edeceğini düşünüyor, tutukluyordum kendimi..Ona dokunamıyordum…Kapıyı çekip giderken ağlayışını duydum; “neden, neden!” diye kahrolduğunu…Bense attığım her adımda,indiğim her basamakta daha hızlı vuruyordum ellerimi duvara…O tartışma içinde ne o bana: “gitme’” diyebiliyordu,ne de ben ona:”yeter,yapma ”diyebiliyordum…Elimde kadehim seyrediyordum onu,ağlayarak ve içerek…O da ağlamıştı,belliydi..Gözleri şişmiş ,kızarmıştı…

   İnsan nasıl alışır yeniden başka bir yalnızlığa,belki de hep o eski yalnızlığıdır döndüğü.Nasıl dayanır ki insan,en yakınını en  uzaklara bırakmaya?”Ben dayanamam” diye düşünüyordum…Nietzsch’ yi anıyor,ağlıyor ve biliyordum…Artık çıkıp gitmeliydim o evden…Onu böyle tarifsiz severken,bir yandan da onu böyle hançerlerken artık çıkıp gitmeliydim hayatından…Üstünü örttüm…”seni seviyorum ama,artık seninle kalıp,senin yaşamını da zehirleyemem ”dedim sessizce..Uyanacak korkusuyla son bir kez öpemedim onu…Oturduğum yerden kalktım,içkimi içip kadehimi masaya bıraktım.Anahtarlarımı  da…ÇIKIP GİDEMİYORDUM..BIRAKAMIYORDUM ONU!Paltomu aldım ve birkaç parça giysiyi gelişi güzel koyduğum küçük bir valizi…Ağlayarak uzandım kapının koluna,uyanmıştı,bana: “n’ olur gitme…bırakma beni “diyerek yaklaştı.Yüz yüze,göz göze kalıverdik… Valizimi tuttu.”Kal” dedi…Ağlıyordu,ağlıyordum…Valizimi bırakıp kapıyı örttü…Sarıldık,öyle sarıldık ki,boynunu koklayarak nefes aldığımı düşündüm.Yalnız onunla yeşerdiğini toprağın…yalnız onunla varolduğunu yaşamın…İnlercesine hasta bir tavırla sımsıkı sarıldı bana.”Beni bırakma” diyor,bir yandan da öpüyordu beni…Kaderli ve mutluydum o an…Sımsıkı sarılmış,öpüşüyor ağlıyorduk…İkimiz de çok içmiştik. Onu sakinleştiremiyordum…Ben de ağlıyordum ama o,ağlamıyor sanki bir tür nöbet geçiriyordu…Sımsıkı sarılarak salona doğru yürüdük..”Oturalım “dedim.Beni duymuyordu sanki “beni bırakma” diye tekrarlıyordu.Birlikte oturduk,”buradayım canım…Yanında,başucundayım…”dedim..Adımla seslendi bana: “Mustafa’m…seviyorum seni..”dedi..”Ben de.. “dedim.Geceliğini   çıkarmaya çalıştı.”Hayır “dedim…Kalktım,elini tutup onu da kaldırdım..Uyuması için  odasına götürdüm onu..Bırakmıyordu elimi,uyumak istemiyordu..”yanıma gel,gideceksin biliyorum…Yanıma yat,ne olur sarıl bana.Gitme,gidersen yaşayamam ”dedi.Yanına uzandım.Ne olur yaklaş çıkar üstünü Mustafa” dedi.Paltomu çıkardım,ceketimi…Yanına yattım…Sarıldı bana,sımsıkı sarıldı ve öptü…Artık dayanamıyordum…O bu haldeyken sevişemezdim onunla,ama karşı koyamıyordum artık…Soyundu,soyundum…Öpmeye başladım önce…Sımsıkı sarılarak ve isteyerek…Onsuz yaşayamayacağımı kendime binlerce,milyonlarca kez itiraf ederek…O,”beni bırakma” diye  inliyordu sevişirken.Bense:” bir daha asla “diye  yanıtlıyordum…Seviyordum ve biliyordum,onsuz yaşayamazdım...




Feriha Nujen
24.8.2009 00:15:27
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 4
Bugünkü Ziyaretçiler:131
Dünkü Ziyaretçiler:408
Sitemizi bugüne kadar
1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter