Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Unutulmuş Şairler Kitaplığı / Seyfettin Başçıllar

“Seyfettin Başçılar ölmüş. 25 Mayıs’ta. Yıllar önce ABD’ye yerleşmişti. Eşi telefonda söylemeseydi haberim bile olmayacaktı. Gazetelerde, dergilerde tek satır çıkmadı.”
16 Kasım 2002 tarihi Radikal Gazetesi’nde böyle yazıyor Ülkü Tamer, vefasızlığımıza, vurdumduymazlığımıza vurgu yaparak. Başçıllar’ın Sinderella şiirinde dediği gibi; “Unutulduk gel zaman git zaman / Eksik yazılar bıraktık kumda / Bir kadın aşkı hiç anlamayan / Ve saati kurulmamış bir dünya…” Bu dizeler ne kadar güzel anlatıyor Tamer’in söylediklerini.
1930’da, o zamanlar Antep’e bağlı olan Kilis’te doğar Seyfettin Başçıllar. 1955’te Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni bitirir. On yıl boyunca veteriner hekimlik yaptıktan sonra, küçük bir kasabaya atanınca ayrılır Türkiye’den. Ölümüne kadar (25 Mayıs 2002) da Amerika’da sürdürür yaşamını. Mesleğinde aldığı ödüllerin yanı sıra, şiirde de kendine has bir yol çizer Başçıllar…
Şiirleri Varlık, Hisar, Sanat Olayı, Papirüs, Yeditepe ve Türk Dili gibi dergilerde yayımlanan Başçıllar, İkinci Yeni çizgisinde başladığı şiir serüvenini, kendine has bir üslupla sürdürür yıllarca. Gökalp Erturan, Alim Atay, Bozbekiroğlu, Tekin Kipöz ve Günal Sayın gibi II. Yeni’inin içinde kendini yer bulamayıp şiiri bırakanların aksine, kendi bildiği yolda ilerler. Yurdundan, dilinden uzaktayken yazdığı şiirlerle Türkçe’nin zenginliğini serer gözler önüne. Zamanında Papirüs’te şiirleri yayımlanan Başçıllar için şöyle der Cemal Süreya; “Seyfettin`de derin bir şiir kültürü vardı. Eski şiiri çok iyi biliyordu. Divan şiirini, halk şiirini. (..) İkinci Yeni`den başka bir yere sıçradı. Yine de İkinci yeni içinde Max Jacob duyarlığı diyebileceğimiz bir humora yöneldi. Hem dünyasal, hem alaturka bir Max Jacob. Ama ilk lirizmi de bırakmadı hiçbir zaman. Her şiirini severek okudum. (..) Şiir var ya, şiir yazıyor Seyfettin Başcıllar.”
İlk kitabı Önce Bulut Vardı 1959’da yayımlanır Başçıllar’ın. Bunu Altın Çağı Ömrümün (1961), Çiçek ve Silah (1969) ve  Sokak Şarkıları (1973) takip eder. Sonra uzun bir ara verir şiire. 1989’da Cem Yayınevi’nin o klasik kapaklı baskılarından olan muhteşem bir kitapla döner; Unutulmasın. “yaz bunları unutulmasın / yazıya geçen bir şey var her zaman / eski yolculuklardan / toprak damlar ,güz yağmuru / mutlu günlerin kalemiyle / anımsatan hep o yolculuğu / kuru çeşmelerde kutlu bir bahar / arklarında tarihin unutuşu / ve havada sessizliğin çizdiği / fizik ötesi bir yontu”… Antolojilerde, yıllıklarda en çok adı anılan şiiridir bu, en çok bilinen.
Unutulmasın’ı 1993’te basılan Kıyısızlık takip eder. Son kitabıysa 1998’de Sel Yayınları tarafından basılan Gül Sesleri’dir.
Zaman zaman düşünürüm, mesleklerle ilgili antolojiler niye hazırlanmıyor, diye… Sinemacı Şairler Antolojisi, Doktor Şairler Antolojisi, Tiyatrocu Şairler Antolojisi, Mühendis Şairler Antolojisi ve Veteriner Şairler Antolojisi… Halim Şafak’tan Bedrettin Aykın’a, Seyfettin Başçıllar’dan Polat Onat’a, hatta veterinerlik okuyup da mesleğini yap(a)mayan Tanpınar’dan Yahya Kemal ve Muzaffer İlhan Erdost’a kadar sayısız veteriner şair yetişmiş bu topraklarda. Kim bilir belki biri eğilir bir gün böyle bir çalışmaya.
Başçıllar’ın şiiri hem gelenekten beslenen, hem de Türkçe’nin dip sularında gezinen bir keşiftir bana göre. Dilin en yalın haliyle yazdığı o kısacık şiirlerde yakaladığı evrensel tat çağdaşlarından ayrı bir yere koyar onu ve şiirini. Bir yandan Divan Edebiyatı, bir yandan Halk Şiiri sanki bir sonsuzluk gibi birleşir şiirlerinde. Kadınlar, ırmaklar, atlar, çiçekler, geçen zaman, doğa, ülkeler, mevsimler… Hepsi uğrar Başçıllar’ın o şiir durağına; uğrar ve zamanla misafir olmaktan çıkıp kalıcı birer imgeye dönüşür.
Sanki ölümünden sonra unutulacağını bile bile şöyle seslenir Başçıllar Zaman Diye adlı şiirinde; “Her şey tamam, ölümde yanılmışız / Kapılıp o kıyısız dalgalara / Bir kez yastığa düştü mü başınız / Gençlikmiş, güzellikmiş kaç para? // Gezinir orda burda kaçak bir ses / Sorulara uzun karşılık vermez / Defter kapanmıştır, silinir adres / Zaman diye bir şey kalır hâtıra”
Ne de olsa bizim en büyük alışkanlığımızdır; şairleri ancak internetteki memleket sitelerinde “Şehrimizin Ünlüleri” kısmında anarız. Bazen de tutup bir caddeye, sokağa adını veririz, yıllar sonra o sokağın adının bir padişah adıyla değiştirileceğini bile bile…
Oysa belki de Ülkü Tamer hatırlatmasaydı, Amerika’da yaşayan bu değerli şairin ölümünden kimsenin haberi olmayacaktı, yaşadığından olmadığı gibi…

Gökhan Arslan

* Sincan İstasyonu 28, Aralık 2009

Gökhan Arslan
26.11.2009 11:40:26
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
Son 5 yorum
1 yorum yapıldı 
#1   Ahmet Uysal 28.11.2009 08:23:41
 "biliyorsun, şiir kızkardeşidir kendinin." (akatalpa, aralık 2009)
kızkardeşten daha güzel kim olabilir?
 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 4
Bugünkü Ziyaretçiler:518
Dünkü Ziyaretçiler:425
Sitemizi bugüne kadar
1352317 Ziyaretçi 1352317 Ziyaretçi 1352317 Ziyaretçi 1352317 Ziyaretçi 1352317 Ziyaretçi 1352317 Ziyaretçi 1352317 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter