Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Sivri Dağ

    Kolkola girerek bitişikmiş gibi duran,koca kasabayı kollarına alan bu dağlar;yer yer yollara geçit verseler de, kasabanın geniş bir ovaya yayılmasına izin verseler de, çok uzakta gibi görünseler de, bu kasabaya ve köylerine,  kolları hep açık duruyordu.Eteklerine aldıkları küçücük köyleriyle, bağırlarında açtırdıkları rengarenk çiçekleriyle,her mevsim ayrı renge boyattığı sarı, yeşil saçlarında, esen rüzgarlarda söylediği şarkılar eşliğinde, dans eden kelebekler; bu dağların arkasındaki sipsivri, dimdik duran,tek dağları çok kıskandırıyordu.
     Bu sivri dağlar; herkese, herşeye tepeden bakıyor,bütün güzellikleri yukardan seyredebiliyorlardı. Fakat bu tek dağların başı hiç dertten kurtulmuyordu.Sürekli kafaları dumanlı,tepeleri hep buz tabakası olurdu.Ayak izi değmeyen bu dağlarda ne bir böcek, ne bir çiçek oluyordu.Bütün güzellikleri, başkalarında seyretmek zorunda kalıyorlardı.
Hepsi ayrı ayrı bu durumdan şıkayetçiydiler.Her gün doğan güneşin verdiği sıcaklığı bile tanımıyorlardı.Bu bulanık düşüncelerden,hep üşümekten,hiç kimsenin onlara yaklaşamamalarından,beyaz ve gri rengin dışında hiç bir rengi tanıyamamaktan bunalıp; tek tek parçalarını kırıp,buzlarını dökmeye,başındaki dumanları rüzgarda üflemeye başlamışlar.Her yağmur yağdığında, başka bir sivriliklerinden kurtuluyorlarmış.
    Eridikçe aşağılara daha çok yaklaşıyorlarmış. Ohhh! aşağılarda olmak ne kadar da iyi gelmiş onlara.Güneşin sıcaklığını,parlaklığını artık hissedebiliyorlardı.Yavaş yavaş çiçeklerin kokularını, arıların vızıltısını,kelebeklerin dans edişini yakından görüp hissetmek; hep ciddi buran yüz ifadelerini bile değiştirmiş,gülümsemeye başlatmıştı.
   Yukarda ;olup biten hiç bir güzelliği yaşayamamaktansa,aşağıda olup,her şeyin içinde olmak, ne kadar da hoşlarına gitmişti.Arkasındaki sivri dağları kaybeden küçük dağlar;birden üşümeye, üzerindeki bütün böcekleri yer altındaki evlerine  göndermeye başlamışlar.Kısa bir sürede,bütün çiçekler boyunlarını büküp üşümeye,yapraklarını dökmeye,kelebekler dans etmek yerine, üç beş günlük ömürlerini nasıl değerlendireceklerni ,bu evrene yardımcı olmak için bütün telaşları, korkuları yaşamaya başlamışlar.Her şey yavaş yavaş bütün güzelliklerini kaybediyormuş.Yeşil ekinler başak vermemeye,dağlar üşümeye,üzerindeki bütün güzellikleri yok etmeye başlamışlar.Sivri dağlar; bütün bu olup bitenleri, şaşkınlıkla seyretmeye başlamışlar.Bir süre sonra iyice kelleşen küçük dağlar,kendi varlığını da koruyamaz hale gelmişler.Rüzgarlar;toraklarını aşındırmaya,yağmurlar başka yerlere sürüklemeye,karlar ,buzlar onları parçalamaya başlamış.Eğer sivri dağlar eski haline dönüşmezse,yokolup  gitmekten korkuyorlarmış.
      Bütün bunlara tanık olan sivri dağlar;kendilerine büyük görevler düştüğünü anlamışlar. Onlar sivrilip karları tutmazsa, fırtınaları kafasında koparmazlarsasa, düşünceleri hep başlarında dumanlar tüttürmezse,aşağıdaki dağların rahatlığı,güvenliği,ordaki canlıların güzelliği olmayacaktı.
     Öyleyse;hemen herşeye siper olan,bütün acılarını yaşatan, o sivriliklerine tekrar kavuşmalıydılar.Başkalarının o güzellikleri yaşaması için onların sivrilmesi gerekiyordu.Bütün parçalarını topladılar,bütün yaralarını sarıp eski sivri, kimsenin ulaşamadığı ,hiç bir canlının barınamadığı yalnız, efkarlı sivri hallerine dönüştüler.
    Onların bu sivriliği küçük dağlara siper olunca,bütün güzellikler yine küçük dağların yolunu tuttu.Sivri dağlar da başlarında, dumanlar tüttürmeye, güzellikleri uzaktan seyretmeye devam ettiler...

Hatun Ateş
9.4.2010 14:04:07
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
Son 5 yorum
1 yorum yapıldı 
#1   #Silindi# 10.4.2010 13:31:20
 Masal tarzına karar vererek mişli geçmiş anlatımda karar kılmak daha doğru olurdu. yazım hatalarına karşın, buluş olarak güzel bir konu işlemişsiniz. giriş cümleleri kısaltılabilirse masal bizi kendine daha iyi çekecek. Hayal gücünüze ve aklınıza teşekkürler.
 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 1
Bugünkü Ziyaretçiler:131
Dünkü Ziyaretçiler:408
Sitemizi bugüne kadar
1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter