Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
İstasyon Baskınlarında Dağa Kaldırılmış Bir Parmak Sevginin İsyanıydık(2)

Dehşet kalabalıklar ortasında yapayalnızım..Yüzyıllardır konuşmayı unutmuş...Yalnızca  ve sürekli konuşmak isteyen...coşkularını, heyecanlarını dışavurmayı öğrenebilmek için mücadele etmiş biriydim.Bir zamanlar bu dünyada beni koşulsuz anlayabilecek biri
lerinin olması gerektiğini düşünmüştüm.Umarsızca aradım..birilerinin bana bilinçlerindeki kalıplarla değerlendirmeden...öğüt vermeden..akıl vermeden..çıplak gözle..yargılamadan..anlamaya çalışarak yaklaşmasını istedim hep..içtenliği özledim..insana güvenebilmek istiyordum..Güvendiğim.. koşulsuzca içimi açtığım insanlarda oldu..Yüzyıllardır susmuş bir insanın böylesine anlayışı gereksinerek konuşmak istemesi bu dünyaya ters bir durummuydu acaba? Bir süre sonra konuşmanın çözüm olmadığını anladım ya da konuşabilmek için benim istediğim gibi beni dinleyecek birilerini aramanın saçmalığını anladım.Sonuçta içtenliği aramak..içtenliğin sıcaklığını özlemek yalnızca benim sorunumdu.Yaşamın çıkardığı en ufak bir sorun karşısında içtenliğin nasıl bir içten pazarlığa dönüştüğünü...dostlukların çıkar zedelenince nasıl  düşmanlıkla yer değiştirdiğini incinerek izledim.İzlediklerimin hepsinin benimle ilgisi olması gerekmiyordu..kişilerin birbirlerine yapıp ettikleride beni etkiledi.Konuşmak çoğu kez bir zaaf olarak değerlendiriliyor.İşte sistemin insanlığı getirdiği son açmaz,yalnızlığın pekiştirildiği..rekabetin.. insani ilişkilerin...dostluğun..arkadaşlığın..vefanın önüne koyarak yüce
leştirdiği yer.Anlayamıyorum insan sürekli kendini kendi dışındaki her şeyden korumaya çalışırken...savunmadayken nasıl aşktan sözedebilir.Bir insan birilerinin onu aldatabileceği... kandırabileceği alaya alabileceği..üzebileceği varsayımıyla kendini sakınırken aşk ne ola ki.Savunmanın olduğu yerde aşk bir lüks..ulaşılamayacak bir ütop
ya..Şiirse belki de hiç olmayan bir yaşantı arayışının ütopyası.Bu gün de arayıp bulamadığını...değişen bir dünyada..yeni bir dünyada..yeni insanla aramanın ütopyası..Günlerdir yüreğim sıkışıyor.Kendimi iyi hissetmiyorum.Hep güzel bir haber bekliyorum.Hadi bu gün gel güzel haber diyorum.Gelmiyor.Tersi..tatsız..kötü haberlerle yerle bir oluyorum.Güzel haberleri şiirlerde arıyorum.İşte güzel bir haber.`Topraktan/ateşten/ve denizden/doğanların/en mükemmeli doğacak bizden`... diyor Nazım usta...Rüzgar sokaklardaki çukurlara doluşan yağmur birikintilerini savuruyordu bu dizeleri anımsadığımda..Saat sabahın yedisine ulaşmak üzereydi.Sabahla artık pek alıp veremediğim bir şey kalmamıştı.Hayatın içinde kendi imgelerimle zehirleniyordum.Sıcaktan her an patlayacak çok tehlikeli bir gaz olduğumu hissettim.Ve rüzgar nedense dakikalardır kendini belli etmiyordu.Alıp başını gitmiş belki de hiç ama hiç dönmeyecekti.Şimdi kim bilir nerelerde kahırla esiyordu.Saat sabahın sekizi..Ve hiç tanımadığım bir sürü insan, kaybettikleri bir şeyleri arıyormuşçasına evimin altını üstüne getiriyorlar..Bir yandan da benim icabıma bakıyorlar...Kolum kanıyor ve acıyor, yüzüm darmadağın,tanınmaz halde.Kolumun acısı aniden bir kramp gibi sarsıyor vücudumu.Sağ elimle bileğimi tutuyorum. O an mutluluğun tanımını düşlüyorum. Ama mutlu olmak için, gerçek bir sevinç de yetmeyecek...Parçalanmış, postallarla ezilmiş yüzler nereye gitsem peşimden gelecek.Yanmış köylerin kokusu hep üzerimde olacak.Bütün bunlar kolumdan sürüklenerek götürüldüğümde beliriyor aklımda.Rüzgarın gitmeden önceki serinliği çarpıyor yüzüme.Sen umutsun diyorum.Bakışıyoruz...Susuyoruz..



Doğan Güneş
9.2.2011 23:23:07
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
Son 5 yorum
1 yorum yapıldı 
#1   Güldane Dal 13.2.2011 00:25:32
 susuyoruz
cunku konusacaklarimiz var
konusuyoruz
korkuyorlar
cunku kaybedecekleri cok seyleri var

sevgilerimle Dogan...

*klavyeden dolayi özur dilerim:)

 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 3
Bugünkü Ziyaretçiler:15
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter