Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Balkonlar, Tabutluktur Aynı Zamanda...



Balkon denilince benim usuma önce Sezai Karakoç’un “Balkon” (1) şiiri gelir. Şiir olarak güçlü olması bir yana, ilginç bir şiirdir o…

İlk bölümünde, balkonların çocuklar için bir tuzak olması vardır:

“Çocuk düşerse ölür çünkü balkon / Ölümün cesur körfezidir evlerde”.

Böyle başlar şiir. Ve çocuğun yüzündeki son gülümseme kaybolurken anne betimlenir. Yok canım, öyle uzun uzun, acının anlatımı falan değil sözünü ettiğim betimleme. Zaten şiir, uzun uzun betimlemez… Sezdirir… Çağrıştırır… Şiiri iyi bilen Karakoç da aynı şeyi yapmıştır:

“Anneler anneler elleri balkonların demirinde”

***

Nice balkon şiiri okudum da, balkon sözcüğü, hepsinden önce bu şiiri getirir usuma… Dahası, kendi yazdığım balkon şiirlerini bile unutarak…

Anadolu’dan Ankara’ya okumaya gelmiş birçok yoksul ailenin çocuğu gibi, benim de öğrencilik yıllarım yurtlarda ve güneş görmeyen, balkonsuz, nemli alt kat evlerde geçti. İzini, meteorolojiden daha düzgün haber veren yağmur habercisi romatizma ağrılarımla taşırım, bugün bile… Belki de bundandır hiç unutmamam.

O yıllarda yazdığım bir şiirde, “alın bir anlık ısıtın kalbimi // ey balkonu güneş gören evler” (2) demiştim.

Artık balkonlu, güneş gören evlerde oturuyorum oturmasına da, balkonda çayımı ya da akşam rakımı yudumlarken, kendi şiirimden çok Sezai Karakoç’un şiiri geliyor usuma…

***

Balkon, Türk şiirinde, benim özlemimle de, Sezai Karakoç’un “ölümün cesur körfezi” benzetmesiyle de yansımamıştır pek. Ne bendeki özlem, ne de Karakoç’taki tam aksi çağrışım alanı… Türk şiiri, balkonu, romantik bir seyir ve seyreylenme alanı olarak işlemiştir daha çok. Elbette var ayrıksı örnekler, ancak, balkon temalı şiirlerin çoğu böyle…

Romantizm, balkonlarla kolkoladır. Doğrusu yakışıyorlar da birbirlerine…

Örneğin, 1931’de yayımlanan bir kitabı “Balkonda Saatler” adını taşıyan Halit Fahri Ozansoy, bir balkon tutkunudur belli ki. “Balkonda Saatler”de, bir balkondan duyulan seslerle, görülen manzaralarla, bir mahallenin yaşantısını gözler önüne serer. Neredeyse bir roman somutluğunda canlanır gözümüzün önünde mahalle, yaz sıcağında duvar dibinde uyuklayan kediye dek…

“Arka mahallelerde kızgın bir yaz öğlesi! / Tabak tıkırtıları duyuluyor evlerden... / Uzakta bir satıcı, yahut çocuk sesi... // Susuzluktan bunalmış uçamazken serçeler, / Tozlu sokaklar gibi tutuşup alevlerden / Bodur ağaçlar ile bomboş kalmış bahçeler!”

Balkonun, yirmi dört saati de vardır o şiirde… Ayın kocaman bir lotüs gibi parladığı geceyi anlatırken şair, tam bir balkon romantizmine dalar gideriz.

“Ay bir lotüs, kocaman... düşmüş bir berraklığa... / Gök parlıyor durgun bir göl gibi saf ve şeffaf. / Işık dalgalarıyla yıkanıyor her taraf. // Ay, balkonda başını dayadı parmaklığa / Uyuyor... Uzakta bir saat çaldı: Bir... iki!... / Billûr bir hıçkırıktır bu sesin içindeki.”

Ozansoy’un 1931’de yayımlanmış yapıtındaki bu romantizm, bugün de balkon teması için egemenliğini korumaktadır. Dünya edebiyatının en ünlü, en önemli marjinallerinden birisi olan Jean Genet’in “Balkon” yapıtını (Ayrıntı Yayınları, 1994) okumamış ya da zaten bir tiyatro oyunu olan bu yapıtı sahnede izlememiş bir şairler korosudur karşımızdaki…

Çok özet olarak söyleyeyim:

Jean Genet, toplumu bir genelev olarak kurgular o yapıtında. Genelevin müşterileri mi? Başpiskopos, yargıç, general gibi kişiler.

***

Jean Genet, adından da belli olacağı gibi, Türk değil. Fransız… Öksüzler yurdunda büyüdü. Henüz 16 yaşındayken ıslahevine düştü. Hırsızlık suçundan hapse girdi. Hem de, dünyanın kirini belleğinden ne yapsa silemeyeceği İkinci Dünya Savaşı sırasında… İkinci Dünya Savaşı’ndaki onca suça karşın dünyanın yüzü kızarmıyordu, binlerce insanın katlinden ama, onun yüzünün kızarmasını istiyorlardı. Kızarmadı yüzü… Dünyaya aykırı bir bıçak gibi yaşadı. “Hırsızın Günlüğü”nü yazdı, inadına…

Genet’in, kendisini hapsederek zafer kazandığını ilan eden dünyaya karşı yönelttiği okların (yani kitaplarının) hedefi, ırkçılık ve önyargılardı. Bunun için, geneleve benzetmişti toplumu…

***

12 Haziran 2011 akşamı, televizyondan bir balkon konuşması dinledim. İşte, o konuşmayı dinlerken anımsadım balkon şiirlerini ve Genet’in kitabını…

Anımsama nedenimi söyledikten sonra, döneyim başa...

Türk şiiri balkon romantizmine teslim olmuştur. Teslim olmak, yenilmek demektir. Bırakın Sezai Karakoç’u, Jean Genet’i bile okumadan balkon romantizmine teslim olan yalnızca Türk şiiri değildir oysa…

Siyasetçiler, gazeteciler…

Türk şiiri, balkonlara karşı yenilmiştir. Balkonları, geleneğe ve bir araca dönüştüren siyasiler de yenilecektir.

Bunu ben söylemiyorum. Sezai Karakoç söylüyor.

Çünkü, Karakoç, yazının başında andığım şiirinin ikinci bölümünde, balkonları tabuta benzetir. Yeri bir tabut kadardır balkonların, şairin ruhunda da, evlerde de…

Şiirin üçüncü bölümü, okuyan herkesi tedirgin edici bir gelecek öngörüsünü içerir:

Gelecekte, balkonlara gömeceklerdir ölüleri… Ve rahat edemeyeceklerdir, öldükten sonra bile…

Ve şiirin son bölümü…

Şairi, şiirin akışının dışında, birden, koşa koşa bir yere giderken görürüz. Gördüğümüzü düşündürür daha doğrusu… Ve “Nereye?” sorusunu sordurur bize… Sonra da verir yanıtını:

“Alnından öpmeye gidiyorum

Evleri balkonsuz yapan mimarların”


(Başkent Gazetesi, 25 Haziran 2011)


M. Mahzun Doğan
11.8.2011 00:27:17
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
Son 5 yorum
1 yorum yapıldı 
#1   Dila Emral Aydın 14.8.2011 21:06:42
 Lavaracı ailesine hoşgeldiniz...

Melekler öpsün yüreğinizden...
 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 1
Bugünkü Ziyaretçiler:16
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter