Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Zenginlik-Medeniyet-Savaş

   Bu ülkede en zor iş ne maden işçiliği ne de inşaat ameleliği; en zor olan iş yazar olmak, şair olmak, düşün adamı olmak velhasıl aydın olmak. Toplumun önünde giden, ona yön ve şekil veren aydınlarımız bu ülkede yapılabilecek en zor işi yapmaya çalışıyorlar.
   Aydın kişi, toplumu kendi için değil, kendini toplum için feda edebilen kişidir. Çünkü o, insanlara bir şeyler  anlatmayı onları uyarmayı ve doğrulara yönlendirmeyi kendine görev edinmiştir.
   Bu ülkede en zor iş aydın olmak ama ondan daha zoru da var biliyor musunuz? Hem aydın hem de yabancı olmak. Yüzlerce yıldır bir arada yaşanıp da hala nasıl yabancı olunabilir anlamıyorum. Nedir yabancı? Kimliği ve , mizacı ve yaşantısından en az haberimiz olandır. Peki bizimle aynı coğrafyada – boş ver coğrafyayı, aynı şehirde yada aynı sokakta – yaşayan biri yabancı olabilir mi ? Eğer sen onu yabancı addediyorsan o senin kendi eksikliğin değil midir?
   Bu ülkede yazarlar- şairler hapse atılır. Vatandaşlıktan çıkarılır ve sürülür; hedef gösterilir. Aşağılanır, vurulur, öldürülür. Her ölümden sonra binler sokaklara dökülür, kodamanlar büyük büyük açıklamalar yapar, suçlular – mutlaka – yakalanır.
   …
   Yakalandı. En son suçlumuzun adı Ogün Samast; hayırlı olsun?!!!
   Bu ülkede Abdi İpekçi’nin de, Uğur Mumcu’nunda tetikçileri yakalandı ama asıl sorumluların arkasına ne kadar düşüldü tartışılır. Hani yeniden hortlayan bir öcü var ya; Derin Devlet oraya çarptı tüm çabalar. Birileri kendilerini devletin üstünde görüyor, kendini onun bekasına  adıyor, belkide filmlerdeki gibi gizli gizli bayrak ve silah üzerine yemin bile ediyorlar. Onlar için olması gereken, her şeyiyle bir örnek , içinde farklılık barındırmayan bir toplum. O zaman neyin iyi neyin kötü olduğunu nasıl anlayacağız? ^Başkası^ kavramının anlamının ne olduğunu ya da ^öteki ^nin anlamını…
   Bu yazarlar, şairler, düşün adamları devletin varlığı ve bütünlüğünü tehdit ediyorlarmış. Koca bir ulusun –ki içinde Türkü,Kürdü,Çerkezi,Alevisi,Sünnisi herkes var- kanlarıyla kurduğu bir ülke için bu kadar karamsar olmak niye. O zaman vatanına sahip çıkanlar şimdi çıkmayacak mı? Bu kadar mı güvenmiyorlar insanlarına. İşte temel sorun da bu güvensizlik. O büyük savaşta canımızı emanet ettiklerimiz şimdi niye bize düşman olsun ki? Bu tamamen sanal bir düşmanlıktır. Ortaya atılanlar komplo teorilerinden başka bir şey değildir.
   Büyük bir oyun oynanıyor ve oyunun sahası da Ortadoğu. Tarih boyunca medeniyetin ve zenginliğin kaynağı olmuş, masallara konu teşkil etmiş bir bölge. Ortadoğu ne zaman kendine geldi o zaman dünyayı yönetmiş. Zenginlik ve gücün her zaman merkezi olmuş,yoksa kaç defa Haçlı Seferi düzenlenir miydi? Şimdiki de bir çeşit Haçlı Seferi. Ama çok cepheli bir sefer.
   Bir taraftan ABD  Irak’ı işgal ediyor, bir taraftan Arap-İsrail savaşı , İran’ karşı çeşitli zorlamalar ve kendi demokrasi kültürünü oluşturmaya çalışan Türkiye içinde yaşananlar… hepsi çok cepheli ve uzun soluklu bir planın ve programın bir parçası.
   Winston S. Churchill ‘in zamanında bir sözü var ^Artık bir damla petro bir damla kandan daha değerlidir ^diye. İşte her şeyin kaynağı. Böl-parçala-yönet. Yapamazsan sal başına belayı belini doğrultamasın. Güçlenip karşına dikilmesin.
   Onların oyunu belli; oralarda savaş bahanesiyle kardeşi kardeşe vurdurmak,bizde düşün adamlarına saldırarak ve katlederek iç huzuru bozumak. Şimdi ellerini ovuşturmakla meşguller. Akbabalar gibi tepemizde dolanıyorlar. Bize düşense o büyük savaşta olduğu gibi yine omuz omuza olmak.Nazım’ın Dediği gibi:
   Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
   Ve bir orman gibi kardeşçesine.
   Bu davet bizim.

Olcay Demircioğlu
13.2.2007 14:38:48
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 5
Bugünkü Ziyaretçiler:131
Dünkü Ziyaretçiler:408
Sitemizi bugüne kadar
1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi 1352863 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter