Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
``Vurgunsuz Sabahlara Uyanmak`` Ve Güngör Gençay

                              

    Öyle zor ki tanıdığım, o güzel insanlarımızın, ardından yazmak. Daha doğrusu yaşamını yitirenleri anlatmak!.. Hele usta bir şairi anlatmak hiç de kolay değil…, Ömrü, siyasi nedenlerle yargılanarak geçen bir koca usta. Nereden başlamalı ve nasıl anlatmalı böylesine değerli bir insanı?
    Gerçek Sanat Dergisi’ni çıkardığı ilk yıllara gittim ölüm haberini aldığımda. Kaç yıl öncesinin süregelen bir tanışıklığı yine bir dergi ve şiir olmuştu. Kendisine mektupla şiirlerimi gönderdiğim yıllarda, bana göndermiş olduğu kendisine ait bir şiir kitabı var. “Vurgunsuz Sabahlara Uyanmak” isimli bu kitabından başka kitapları da var, ama ben daha çok onun “Dövülü Yürek” adlı şiir kitabını edinip okumak istemiştim.
    Güneşin hangi taşın üzerinden eksileceği hiç belli olmuyor. Ya da hangi yüreğin perdeleri çekilir ansızın!.. Bu susmalar, kayıp gitmeler hep olacak… Ölüm; kimseye yakışmıyor, fakat “neylersin, ölüm herkesin başında” dediği gibi bir başka şairin… Dünya; sahnesini başkalarına bırakarak oyuna devam edecek. Bir Güngör Gençay adı onu seven yüreklere yerleşti artık.
    İnternetin henüz icat edilmediği, bilinmediği yıllar… Mektup en güzel haberleşmenin tanığı idi. Kendisine kaç mektup yazdığımı anımsamıyorum ama, bir görüşmemizde şiirden söz ederken, dergi çıkardığı günleri yad etmiştik. Dergiye ilk şiir gönderenlerden birinin de ben olduğumu söyleyerek “sen bizim ilk göz ağrımızsın” demişti…
    Şimdi düşünüyorum da anıların gürültüsü bazen ne kadar çok şey anlatıyor. Bir dergi, bir mektup ve bir şiir. Ve uzun yıllara yayılan sesler, isimler. Bir şair ölünce, şiirleri yalnız kalır diyorum bazen ya… Kim bilir? Belki de yalnızlık, geride kalanlar içindir!..
     Ben bir süre şiirden uzak kalınca, dergilerden de kopunca, ister istemez yazın sanatının ve şairlerin  seslerini duyamadım. Kalemle birlikte kağıtların arasına saklanıverdi hepsi.Ta kii!.. 2009 yılına kadar… Hiç yüzünü görmediğim o babacan, usta şairimizle 2010 yılında İstanbul Kartal Kültür Merkezi’nde karşılaştık. Zaman zaman telefon görüşmelerimiz oldu. Ümit Yaşar Işıkhan ile üzerinde çalıştığımız proje için destek verdi. “Sivil örgütlerin yapamadığını siz başarabilecek misiniz?” diye sormuştu. Sanırım bunu da zaman gösterecek.
     Arkadaşlarla bir gün hep birlikte işyerinde ziyaret etmiştik kendisini. Benim gibi onlarda yıllar öncesinden tanışıyorlardı. İsmail Sezgin, Fatma Kaya, Esat Kurt, Erdinç Ozan ve ben Güngör Gençay’ı son görüşümüz olacağını hiç birimiz bilemezdik!... Yine o gün Kule Dibi’ndeki işyerinde Hasan Hüseyin Yalvaç, Hakan Sürsal, Kirkor Yeteroğlu ile hep birlikte kısa bir söyleşimiz olmuştu.
    Söyleşimizde hala siyasi nedenlerle yargılandığını, dosyaların çokluğundan söz etti. “Ben” adlı şiirinde, “Kendimle barışık bir yolcuyum” demesi, barıştan yana olan bir yüreğin verdiği mücadeleyi vurguluyordu. Kısacası o bir emekçi şair!.. Yapmak istediği pek çok şey vardı kuşkusuz, ömrü vefa etseydi. Bunu “Sevdamız kadar inandık/ Her gün yeni baştan yeneceğiz ölümü” diyerek ifade ediyordu 1977 yılında yazdığı bir şiirinde…
    2011 Yılının nisan ayında aramızdan ayrılan değerli şairimiz Ruşen Hakkı’nın kızı Nilgün Sezeralp, babası ile çok iyi dost olduklarını ve “nisanı beklediğini söylemiş hep,” diye belirtmişti. Öyle anlıyorum ki, dostunu çok özleyen bir insanın arzusu ölüme  dayanmıştı. Hasan İzzettin Dinamo kitapları hakkında yazdığı bir yazıda, “Güngör Gençay, ne yazık ki edebiyat alanında kör noktaya düşmüş şairlerden” der. Ardından da “karşımızda iyi bir şair var. Şair, öyle sanıyorum ki zaman zaman bize kendinden söz ettirecektir.” Evet; şimdi herkes ondan söz ediyor. Sağlığında o herkes için bir şeyler yazdı, anlattı. Benim  kitabımla, şiirlerimle ilgili yazdı. Ve artık bizler ondan söz ediyoruz, onu anlatıyoruz. Biliyorum ki, bu kayıp gitmeler hep olacak, ama birbirini seven insanlar bir şeklide kavuşuyor… Ruşen Hakkı ile de kavuşmuştur dilerim.Ya bahar!.. Alışkın olmadığı göçleri seyrediyordur şimdi… Söylenecek söz kalmadı. Ölüm kapıyı çaldıkça… Ağıt!..
    O yıllardan bu günlere kadar yaşamını yitiren, benim tanıdığım, tanımadığım öyle çok şairimiz oldu ki!..  “Sanatçılar akrabadır” der bir yazar. Aynı kavganın savaşçıları gibi. Aynı aydınlığın ışıklarını taşıyan yüzler… Bir anlamda savaşçısı karanlıkların. Toprağa ekilen tohumun hasadını alamadan, yaslanacak bir dağ bulamadan yaşamak zorunda kalan yazarlarımız. Kalem emekçileri!.. Onlar ki hep, yalnız yüreklerin yurdu...
    Şu an anımsadıklarımdan, Sivas’ta Yunus Yıldırım, İstanbul’da Nahit Övünç, Antalya’da İlhan Karaman, Karabük’te İbrahim Yıldız. “Ve o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler”. Acıya gülüşlü zaman. Güngör hocamın şiirinde “Yüreğim memleketimin”demesinin üzerinden kaç yıl geçmiş oysa… 1987 yıllarından bu yana süregelen bir anımsanma!.. Yine bir başka şairin, “beni güzel hatırla” demesi gibi. Hep güzel hatırlanacak bir şiir sesi o.
     Söylenmesi gereken en güzel sözü 1975 yılında yazdığı “Yarın İçin Bugün Söylenecekler” adlı şiirinde “Ve çok iyi bilinir ki/  Ölüler/  Anıdan başka insana/ Hiç bir şey veremezler” der.
    Söylenecek, anlatılacak  çok şey var daha, birkaç satıra sığdırılmayacak kadar güzel bir insan. Ama ben anılarını sımsıcak ısıtmak istiyorum artık. Güngör hocamın dediği gibi anıları paylaşmak, yaşamak. Ve yine kendi şiiri ile uğurluyorum  “Yüzün vardı,/ Destan güzelliğinde./ Hatırlanabilen.”


Döndü Açıkgöz


Döndü Açıkgöz
4.5.2013 01:35:34
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 3
Bugünkü Ziyaretçiler:18
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter