Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Hayrettin Karaman, Birkaç Irgat ve Orhan Kemal

Doğumundan bu yana İstikrar kelimesini ağızlarına sakız yapmış iktidar ve çevresi 7 Haziran sonrası Meclis çatısı altında oluşan denklemi beğenmeyip (üstelik bir kaos olarak seçmene arz edip) bizleri yeniden seçime sürükledi. Bu sürükleyişin artında tabi ki çeşitli hesaplar ve formülasyonlar geliştirildi. Nihayetinde 7 Haziran sonrası herkesin malumu Türkiye`nin gündemi öylesine hızlı gelişip değişti ki, gündemi yakalamakta, okumakta ve hatta anlamlandırmakta bir hayli zorlandık. Ancak bu kaotik gibi gösterilen durumun vuku bulacağını çeşitli İktidar Mensupları ve Kalemşorları daha öncesinden bize işaret etmişlerdi. Yalnız bu işaretlerin hiçbirisi iyi niyetli değildi aksine bütün söylenen ve yazılanlar ``şimdi görsünler günlerini, bak biz olmadık mı ülke nasıl da karışıyor, biraz burunları sürtsün, değerimizi anlasınlar`` babında kindar bir kaynağın ürünüydüler.

      Şimdilerde iktidar ve çevresinin evlere şenlik birkaç akıl hocası var. Hani durmadan CHP`ye, MHP`ye ve HDP` ye Üst Akıl gibi deli saçması lafları geveliyorlar ya, işte onlarda da buna benzer birkaç zatı muhterem var. Bu zatı muhteremlerden ve özellikle AKP seçmeninin dindar eğilimleri de göz önüne alındığında Müthiş bir akıl hocaları var. Bu hoca dur durak bilmeden Şapkadan Tavşan Çıkarma işinde ustalaşmakla da kalmayıp on parmağında on marifet ve bütün bu marifetlerini iktidar için hesapsız kitapsız heba ediyor. İslam kural ve kaidelerine her geçen gün yeni yorumlar, yeni içtihatlar ve yeni bakış açıları kazandırıyor. Bol kepçeden lafı güzaf yapmadan bu kişinin size Hayrettin Karaman olduğunu söyleyeyim.
Hayrettin Hoca`nın yeni buluşlarından biri de şüphesiz Birkaç Irgat`tır. İktidarı, Milli Şairimiz M. Akif Ersoy`un bir şiirinde geçen Mimar Sinan ve Kanuni`ye benzetiyor. Nasıl mı?

     Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir
    Onu en çolpa heriflerde inan becerir.
    Sadece sen gösteriver ``işte kubbe budur`` diye
   İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
  Ama gel kaldıralım dendi mi heyhat o zaman
  Bir Süleyman daha lazım yeniden bir de Sinan.
  Bunların var mı sizin listede hiç benzeri; yok.
  Ya ne var? Bir kuru dil, siz buyurun karnım tok.

     Ve bu kısa benzetmeyle birlikte Hayrettin Karaman hazretleri aşağıya şu şahsi yorumunu da eklemeden geçemiyor.

     Bu mısraları son genel seçimde ortaya çıkan tabloyu uygulamak yerinde olsa gerektir. Birden fazla muhalif parti, bir kısım medya, bazı sivil toplum kuruluşları, bir kısım patronlar, Türkiye`nin tam manasıyla bağımsız ve İslam dünyasının ümidi bir ülke olmasını istemeyen dış mihraklar. elele vererek Ak Parti iktidarına son verdiler. Bunu şiirdeki yıkmaya benzetelim. Birkaç ırgat bir araya geldi ve bazı eksikleri ve kusurları olsa bile Türkiye`yi şaha kaldıran ve alternatifi de ortada bulunmayan iktidarı yıktı.

       Hoca, kökenleri 2009 -2010 senelerine dayanan bir yığın olumsuzluğu ve kötü gidişatı yok saymamakla birlikte bizlere de inceden bir öğüt veriyor. Eksiklikleri ve Kusurları olsa bile diyor metninin bir yerinde. Bahsettiği Eksiklikler ve Kusurlar silsilesi bu taraftan geçmişe doğru bakıldığında Everest kadar büyüdü ancak hoca bütün bunlara rağmen İktidar kanadının neredeyse attığı her adımda Dini motifleri kullanarak/bahane göstererek öylesine telafisi mümkün olmayan girişimlerde bulundu ki, bu girişimlerin onarımına başlansa sadece bu onarım işi bir hükümet eskitir. Şahsen bana öyle geliyor ki İktidar yaptığı bütün icraatlarda sırtını dini argümanlara boşuna dayamıyordu, bu şürekâları ve kendileri için- bir yere kadar- istinat duvarı vazifesi görüyordu. Şayet karşı duran olursa, bu sınıfları dinsizlik veya dine karşı olmakla suçlayıp, yani bir nevi kendi kitlesi nazarında itibarsız hale getirecekti. Ancak bu hareket tarzıyla bir yere kadar ama epey bir yere kadar yol aldılar. 7 Haziranla birlikte bu metot çürümeye yüz tuttu. Özellikle 17-25 Aralık operasyonları sonrası Sosyal Medyaya saçılan pislikler ve sırtlarını dayadıkları birtakım Hurafeci tayfasının İslam Dinine mal ettikleri ve aslında kendi Sapık Ruhlarının bir yansıması olan deli saçması lafları toplumun yüreğinde bir uyanışın ilk adımı oldu. İktidar çevreleri bu uyanışları bastırmak için her yolu mubah görüp, adeta üstüne üstüne atılmaya başladılar muhalif her türlü girişimin. İşte, Hayrettin Karaman Hoca`nın bahsettiği bu Sivil Toplum Kuruluşları, Bazı Medya Organları, Siyasi Partiler ve İş Adamları bütün bu sınıfı teşkil ediyor. Sultan ve Adamcıkları bu muhalif kanatlara amansızca savaş bayrağını açıp, devletin bütün maddi imkânlarını da arkalarına alarak, hunharca saldırması toplum tarafından yadırgandı. En nihayetinde hemen hemen her konuşmalarında Milli İrade`den dem vuran İktidar Kanadı arkasındaki safların seyrekleşmeye yüz tuttuğunu görünce, bu defa milli irade`ye hakaretler ve ağza alınmayacak laflar etmeye başladılar. Bizlerde bu süreçte anladık ki Milli İrade sadece ama sadece onların yanındayken saygınlığı hak eden olgudur, aksi takdirde milli irade onlar için pekte bir şey ifade etmiyor aslında. ``Millet Kaos`u Seçti, Başkan Seçtirseydiniz Bu Kaos Olmayacaktı, HDP Artık Çözüm Sürecinin Sadece Filmini Yapar, İzmir Sekiz Vekil Verdi O Yüzden Sadece Sekiz Proje `` vs daha bir yığın örneğiyle peyda olan durum bütün boyalarını söküp aldı İktidarın.

    Sonrası hepimizin malumu, ortalık toza dumana bulandı. Barış diyenler birden Savaş, Savaş, Savaş diye haykırır oldular, Ekonomi baş aşağı savruldu gidiyor, Meclis desen panayır şenliği misali, Sayın Cumhurbaşkanımız eşi emsali görülmemiş açıklamalarda bulunur oldu her gün, iktidar kanadı ise Cumhurbaşkanımızın da desteklemeleriyle birlikte hiçbir koalisyon ihtimaline yanaşmayıp Erken Seçim diye bir yol tutturdu, ülkenin dört bir yanına Cenazeler gelmeye başladı, yıllardır sınır komşumuz olan IŞİD de karşı bu ana dek adım atmayan hükümet ne hikmetse barbarlar ordusunu bahane edip savaş uçaklarını pistlerden havalandırdı.

     Irgatlara gelecek olursak. Irgatlar durumu sessizce seyrediyor. Ne Hayrettin Karaman`ın iktidarı temize çıkarma girişimlerine aldırıyor ne de Suruç patlaması sonrası geliştirilmeye çalışan Irkçı propaganda hezeyanlarına.

     O ırgatlar memleketlerinden ekmek parası uğruna on yıllardır o diyar senin bu diyar benim göç eden yoksullar ordusu. Onlar Gecekondu Mahallelerinin ve Elleri Nasırlarla kuşatılmış, sadece elleri mi? değil. Yürekleri, Dilleri ve Gelecekleri yara almış sevgili Orhan Kemal`in İflahsızın Yusuf`ları, Pehlivan Ali`leri ve Köse Hasan`ları. Sonsuz duraklar arasında durmaksızın yol alan milyonlar onlar. Sırtlarında göçleri, ellerinde şaşık pusulaları ve önleri hep karanlık, gittikleri yol hep dikenli. Dilleri damakları kuskuru, yol gitmez köylerin ve bir dağın başında unutulmuş toprak damlı evlerin, her yaz bir başka memleketin bağrına konmaya giden sahipsizler ordusu o Birkaç Irgat.

   İşte o birkaç ırgatın şerefini, haysiyetini, o ince gururunu ve inancını, daha doğrusu kutsallarını sürekli istismar edemezsiniz. Duble yollarla, birkaç hastaneyle gözünün önünde cereyan eden bütün bu pislikleri görmezden gelmesini isteyemezsiniz. Evet, kabul bir yere kadar size boyun eğer, ses çıkarmaz gibi görünür ve aldırmaz yüzüne esen sıcak rüzgârın can yakıcılığına. Bir müddet dayanmaya çalışır, lakin canına tak etti mi, işe o vakit geri dönüş yoktur bilesiniz.

    Hayrettin Hoca sana buradan söyleyeyim; hiç boşuna kürek çekme. Girdiğiniz yol bataklıktır. İktidarcıların yaptıklar betonarme yapılar artık kimsenin başını döndürmüyor. Öyle yaptıkları zararlarından daha çoktur deyip de aklayamazsınız. Ben sizlere güzel bir akıl vereyim. Kendi deyimleriyle Adalet Ölmüş vaziyette, hiçbir bina, hiçbir yol, hiçbir serseri lafla örtemezsiniz Adaletsizliği. Zira kendinizi konumlandırdığınız İslam Dini`nin esası da Hukuk`a dayanıyor. Açın bakın Hz. Ömer`e, açın bakın Hakem olayına ve en önemlisi açın bakın Peygamber dönemindeki halkın Gayrimüslim ve yoksul tabakalarındaki insanlarla nasıl münasebet ediliyor. Yapacağınız hiçbir girişim Adalet`in bu Can Çekişen durumunu örtemez. Ne kullandığınız üslup, ne kullandığınız dini argümanlar (özellikle başörtüsü); hulasa çırpınışınız boşadır.    

Hasanarda DURĞUN
25.8.2015 10:02:58
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 3
Bugünkü Ziyaretçiler:15
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi 1352339 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter