Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Yoldaş Pepe Mujica

Uruguaylı gerilla lideri ve dünyanın en yoksul Devlet Başkanı Mujica, Türkiye’de…
Geçtiğimiz akşam Yoldaş Pepe Mujika ile birlikteydim. Latin Amerika’da Simon Bolivarcı 21. Yüzyıl Sosyalist rüzgarın öncülerinden ve Uruguay Devriminin lideri, eski Tupomağra gerillası olan Jose Mujica (80), 10 yılı tek hücrede toplam 14 yıl hapis yattıktan sonra, özgürlüğüne kavuştu ve ilk seçimlerde Uruguay Devlet Başkanı oldu. Eski gerilla olan ve kendisi gibi hapislerde yatan Senatör eşi Lucia Topalansky (76), yaşlı gerillayı hiç yalnız bırakmıyor. Küba lideri Fidel castro, Che Guevara ve Venezuela eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’in de yakın dostu olan Mujica, günümüz politikacılarına ders veren içerikteki örnek yaşamı ve söylemleriyle dikkat çekiyor.
Tek tutkusunun eski bir Vosvos otomobili olduğunu söyleyen Mujica; “Benim küçük ülkem Uruguay’da halkım, emek odaklı sömürgeciliğe karşı bağımsızlık ve özgürlük hareketlerinin acısı içinde yaşadı. Biz tük sömürge karşıtı güçler olarak, ortak paydalarda birleştik. Farklılıklarımızı zenginlik olarak gördük ve kendi potansiyelimizi doğru algıladık. Halktan hiçbir şey gizlemedik ve yalan söylemedik. Geniş tabanlı koalisyonla ülkemizi yönetmeyi öğrendik. Koalisyon becerimizle yıllardır ülkeyi doğru yönetiyoruz” dedi. Ve benim sorduğum bir soru üzerine de 80 yaşındaki gerilla Mujica şu açılamayı yaptı: “10 yılı karanlıkta tek kişilik hücrede olmak üzere toplam 14 yıl hapis yattım. Hücremde geviş getiren inekler gibi uzun süre düşündüm. Ve daha önce okuduğum kitaplar, beni içerde besledi. Köksüz ve inançsızlık insanı tüketir. İçeride, hücremde kara karıncaların özgürlük çığlığını duydum. İçeride, kendimi deniz kıyısında, altın kumsallarda, özgür ve mutlu olduğumu anımsadım ve düşündüm. Bedenim hücrede idi ama ben dışarıda özgürdüm. Öyle düşlüyordum kendimi… “ diyerek konuşmasını sürdürdü.
Maaşının tamamına yakınını yoksul halkına verdiğini, korumasız ve korkusuz tek başına ya da eşiyle birlikte özgürce sokakta dolaştığını ve tarlada traktör sürdüğünü de vurgulayan Uruguay Cumhurbaşkanı Jose Mujica; “Politikacının parayla işi olmaz. Politika halka hizmet sanatıdır, özveri ve paylaşmadır. Para ile işleri olan politikayı bırakmalı ve ticaret yapmalıdır. Devlet yönetmek, kirli para ile ticaret yapmaya benzemez. Biz uzun zamandır koalisyon ile devlet yönetiyor ve tüm farklılıklarımıza karşın, birlikte yaşamanın zenginliklerini halkımıza sunuyoruz. Emperyalist güçlerin oyununu bozmaya çalışıyoruz” dedi.
Öte yandan, Uruguay Sendikalar ve Emek Platformları Federasyonu Başkanı Gambera Orta ise; Suriyeli Mültecilerin durumuna da çok üzüldüğünü vurguladı ve “Dünyanın pek çok coğrafyasında süren savaşlar ve katliamlar karşısında, Dünya emekçileri ve halkları eylem birliği yapmalı, dayanışmalarını artırmalıdır. Ortak dili kullanarak, tarih yazmalıyız. Soma maden ocağı ve başka iş katliamlarında, Anakara’daki Barış mitingi öncesindeki terör olaylarında, kardeş kuruluş olan DİSK yöneticilerinin yanında olduklarını açıklayan Uruguaylı sendika lideri Gambera, “Bütün ülkelerin emekçileri birleşiniz” diyerek sözlerini bitirdi.
Uruguaylı konukların Türkiye temas ve gezileri sürüyor.

Oysa biz Uruguay’ı, Edvardo Galayan ve Marguaz’in kitaplarından tanıyoruz. Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica, kitabının tanıtım toplantısında, “Parayı çok sevenlerin sanayi ve ticaretle ilgilenmesini ve bunun vergisini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır'' dedi.
10 GÜN TÜRKİYE`DE KALACAK. KILIÇDAROĞLU`YLA GÖRÜŞECEK
Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica, yeni kitabı “İktidarda bir kara koyun, saraysız başbakan Jose Mujica'' kitabının tanıtım toplantısını Şişli Belediyesi`nde gerçekleştirdi. Mujica, Uruguay Parlamentosu Senatörü olan eşi Lucia Topalansky 10 günlük bir ziyaret için dün akşam Türkiye`ye geldi. Mujica ziyareti boyunca çeşitli etkinliklere katılacak ayrıca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi bekleniyor.
MİLLETVEKİLİ EŞİYLE BİRLİKTE GELDİ
Mujica, Uruguay Parlamentosu Milletvekili olan eşi Lucia Topalansky ile birlikte sabah saatlerinde Taksim`de kaldığı otelden CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa`nın kullandığı klasik araba ile tanıtımın yapılacağı belediye binasına geldi.
Basın toplantısına, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa, CHP Milletvekili Şafak Pavey, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve kitabın yazarları  Andres Danza, Ernesto Tulbovitz`de katıldı. Basın toplantısında bir açıklama yapan Ağababa, “Muhalefetin kitaplara ve filmlere hapsedildiği bir zaman dilimindeyiz. İşte böyle bir dönemde Mujica yoldaş hayatı başka bir yerden yorumladı, mücadeleye başka bir açı kazandırdı. Yaşam tarzı ile başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösterdi. O bir başkandı ancak alışılmışlardan değildi. Hem Pepe`ye hem de sevgili eşine çok teşekkür ediyorum. Umarım Türkiye`de bir gün böyle bir Cumhurbaşkanı`na kavuşur'' dedi.
“HAYATTA HAFİF OLMAK, BAGAJSIZ OLMAK DAHA FAKİR OLMAK DEĞİLDİR, ÖZGÜR OLMAKTIR''
Jose Mujica, “Halkın büyük çoğunluğu gibi yaşamaya çalışıyorum çünkü karar veren halktır. Çoğunluğun daha iyi yaşadığı gün belki biz de daha iyi yaşarız ve daha fazla harcarız. Hayatta en güzel şey özgürlüktür. Sevdiğimiz şeyleri yapabilmek için, özgür olmak daha fazla vakte sahip olmak demektir. Yoğun bir hayatım büyük bir evim ve hizmetçilerim olursa bunlara dikkat etmek için çok çalışırım. Bu nedenle de daha az özgür olurum. Benim işlerime dikkat etmesi için başkasını görevlendirirsem bu kez de onun vaktini çalmış olurum. Bu nedenle hayatta hafif olmak, bagajsız olmak daha fakir olmak değildir, özgür olmaktır. Bu çok mazisi olan şehri tanıdığım için, İstanbul ve Türkiye`yi tanıdığım için size çok teşekkür ederim. Dünya siyasetinden pek anlamıyorum zaten Güney Amerika siyaseti beni delirtiyor'' dedi.
''BİZİ BİRLEŞTİREN PROGRAMLA ORTAYA ÇIKTIK, BİZE RAHAT GELEN PROGRAMLA DEĞİL''
Mujica, “15 yıldır hükümette olan bir parti değil, 20 gücün birleşiminde olan bir parti, 40 yıllık tarihi var. Bizi ortak bir disiplinle eşleştiren ortak bir programı var. Kendi aramızda da çok farklılıklarımız var. Ama bir karar aldığımızda, hayatına dikkat eden bir insan gibi birliğimize dikkat ediyoruz. Bizi birleştiren güçlü sektörlerden daha ziyade, bizi birleştiren güçlü birlikteliğimizdir. Çünkü biz bir alternatif yarattık ve sadece beyan olmayı bıraktık. Bize bu dönemde ihtiyacımız olan, bizi birleştiren programla ortaya çıktık, bize rahat gelen programla değil. Büyük bir sabırla tuğla tuğla inşa etmeyi ve böylelikle depremi önlemeyi öğrendik.  Ne zaman yapabilirseniz Uruguay`a gelin. En kötüsü, çok lezzetli bir et yiyeceksiniz ve şarabımız çok güzeldir'' şeklinde konuştu.  
“14 MİLYONLUK BİR ŞEHİR, URUGUAY`IN TAMAMINDAN DAHA KALABALIK''
Mujica`nın eşi Lucia Topalansky`de kısa bir konuşma yaparak, “Bizim için hızlı olduğunuz kadar yavaş ta olsa iş birliğiniz çok önemli. .. Avrupa ve Asya`da olan kitaplardan tanıdığımız bu şehri tanıma fırsatı yaratıldığı için teşekkür ederiz. Ben çok uzun süre mimarlık okudum ve çok önemli binalardan birisi Ayasofya`dır. Şimdi onu yakından tanıma fırsatım olacak. Bizim için 14 milyonluk bir şehir, Uruguay`ın tamamından daha kalabalık. Bu nüfus farkına rağmen iyi bir dostluğumuz olacaktır. İnşa alanında çalışan işçilerle tanıştık. Tercümanımız yoktu ama işaret dili ile anlaştık'' dedi.
''GÖÇ EDENLER ŞU ANDA ALMANYA VE İSVİÇRE`YE GÖÇ ETMEK İSTİYOR VE DAHA FAZLA KAZANMAK İSTİYORLAR''
Jose Mujica daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin “Suriyeli çocukları evinize alacağını belirtiliyor. Mülteci krizi konusundan ne düşünüyorsunuz?'' sorusuna Mujica şöyle yanıt verdi:
“Ben evime Suriyeli çocukların geleceği haberinin nereden çıktığını bilmiyorum. Bizim şu an yaptığımız şudur; bir tarım meslek okulu açtık ve şu anda yapacağımız bunu desteklemeye yönelik olacaktır. Ben ve eşim gençken dünyayı düzenlemeye çabalıyorduk. Çok mahkum yattık ve çocuğumuz olmadı. Çocuklarımız bizim semtimizdeki çocuklardır. Biz ölünce de mallarımızın onlara kalmasını istiyoruz ki onlar da yine semtimizdeki çocuklara yardım etsin. Bir dönemde Suriye`den göçü Güney Amerika`ya desteklemek istedik. Göç edenler genelinde fakir değildiler çünkü  fakirlerin göç edecek paraları yoktu. Güney Amerika`ya fakir gelmek istemediler, Avrupa`ya zengin gitmek istediler. Düşlerinde hep yeni dünya vardı. Ve kültürel olarak da bizim Amerikamız`da dayanmakta biraz zorlanıyorlar. Artık, Türkiye, Lübnan, İtalyan eski göçmenleri gibi değiller. Göç edenler şu anda Almanya ve İsviçre`ye göç etmek istiyor ve daha fazla kazanmak istiyorlar. Amerika`da çok acı çekiyorlar. Bu dünya her şeyi değiştirdi.''
“SİYASET PARA BİRİKTİRMEK İÇİN DEĞİLDİR''
Mujica, Türkiye ziyareti kapsamında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmede hangi konuların gündeme geleceğine ilişkin soruya ise “Özel konularım yok gündemde olan. Sadece arkadaşlığımı geliştirmek istediğim bir ülkeye saygı ve hürmetim var'' dedi.
Mujica gelirinin yüzde 90`nı bağışladığının hatırlatılması üzerine ise, “Yaşamak için az şeye ihtiyacımız var. Bildiğim kadarıyla para ve zenginlik diğer dünyaya götürülemiyor. Yaşama bayılıyorum, onu satın alamazsınız ve elinizden gidiyor. Ülkemi ve halkımı çok seviyorum. Ben gidince geriye onlar kalacak ve mücadeleye devam edecekler. Parayı çok sevenlerin sanayi ve ticaretle ilgilenmesini ve bunun vergisini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır'' ifadelerini kullandı.
Koza İpek Grubu`na kayyum atanması sorusu üzerine Mujica şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ben uzak bir ülkeden geliyorum ve Türkiye`nin sorunlarına karışmam doğru olmaz. Fikrim olabilir ama başkasının evine girmek isteme çünkü benden farklı düşünenleri gücendiririm. Benim ülkemde fikir özgürlüğü var ama aynı şekilde farklı fikirlere saygı duyma zorunluluğu da var. Ben de bu nedenle tüm Türkiye`deki fikirlere saygı duymak zorundayım. Çünkü ben yarın gidiyorum ama sorunlar burada kalacak. Türklerin sorunun iyi veya kötü bir şekilde Türkler halletmelidir. Bu da halkın kendi kararlılığıdır.''
TÜRKİYE`DE YOĞUN PROGRAM
Mujica, CHP Yerel Yönetimler Başkanlığı`yla Odunpazarı Belediyesi, Şişli Belediyesi, Konak Belediyesi, Beylikdüzü Belediyesi ve DİSK`in ev sahipliğinde Tekin Yayınevi`nin konuğu olarak Türkiye`ye geldi. 9 gün boyunca Türkiye`de olacak olan Mujica çeşitli etkinliklere katılacak. Mujica`nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi de bekleniyor.
Dursun Özden
www.dursunozden.com.tr


Dursun Özden
1.11.2015 17:11:31
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 2
Bugünkü Ziyaretçiler:16
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi 1352340 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter