Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
bissürüşeyşiiri
A.Y Borke
Denizler Yandı Tanrım
Tahsin Özmen
TUTSAK ŞİİR
Dursun Özden
bozulmuş şeylerin insanı
A.Y Borke
L/eş
Sezen Akoluk
6 Mayıs şiiri
Dursun Özden
draje.
A.Y Borke
Bilmez onlar
Hüseyin Zengin
GECE
Muhsin Salman
külden merdivenler üst...
A.Y Borke
Tutulum
zehra serra hacer baş
Sohbet-i Aşıkane
Çetin Özdemir
geçici şeyler şahikası
A.Y Borke
BADEM LEME
Muhsin Salman
GİT BAŞIMDAN
Muhsin Salman
 
 
facebook
 
 
 
 
lavaracı yazarlar
 
Yapı , Öge

      1.   yapı bir bütündür. Yapının içindeki öğe değişime uğrarken yapı değişmez olarak kalır.
      2.  Unsur, yapının değişime uğratılmasında güçlü bir tehdit içeriyorsa, yapı bütün konjek-
            türel varlığını bu unsur üzerinden hareket ederek, kendi varlığının koşulu olarak gördüğü
            diğer öğe ve unsurları harekete geçirir. Bu aslında yapının yapısal özelliklerini içeren
            unsurlar arası ilişkiler ağının çatışkıcı oyunlarından başka bir şey değildir.
      3.  Yapı, Kendini bütünleyen ama aynı zamanda yarattıkları yapıyla kavgaları hiç eksik ol-
            mayan bu unsurlar, kendi nesnel süreçlerini  yapıda gördükleri ideolojik programla iliş-
            kilendirirler. Hem kendilerine sübjektif  bir alan yaratıp özgürleşme gibi bir dertleri vardır.
            Hemde objektif oldukları için  yapıdan edindikleri bütün kültürel ve ekonomik  formasyon-
            ları bünyelerinde  formelleştirerek yaşarlar.
      4.  Unsur, kendi kanunlarını  diğer  unsurlara  dayattığı  oranda  onları da kendine uygun
            tarzda değişime uğratıyorsa, ana unsur haline gelen kendisi, kendini kapsayan yapıya
            zarar verebilecek duruma gelmiş demektir.
      5.  Yapının fenomeni olan öğeler, yapının bütün özelliklerini içlerinde barındırdıklarından dola-
            yı yapı tarafından hem etkilendirilirler hemde etkilendikleri durumun uygun değişimlerini
            kendileriyle birlikte yapıya iletirler.Yapı uygun görürse kabul eder.
      6.  Öğe yapı tarafından denetlenebilir uygunluğa sahipse, organize edilmiş halde bulunan  ku-
            rumlar arası ilişki ağını örmede kendi kendine etkin bir rol edinir.Bu rol, yapının öğedeki gö-
            rüntüsünün pratik biçimlenişinden başka bir şey değildir.
      7.  Yapı, kendini oluşturan  bütün öğe ve unsurları denetlerken aynı zamanda onlara da bir bi-
            çim verir. Bu onun kendine yönelecek olan tehdite karşı sigortasıdır. Öğenin yapıdan aldı-
            biçim öğeyi rahatsız etmediği müddetçe yapı rahattır.
      8.  Sersemleştirilmiş halde bulunan duyu ve algıları yapının denetsel mekanizmalarından kur-
           taramayan her öğe, yapının konformist düşüncelerini gerçekten kendi düşünceleriymiş gi-
           bi kabul eder. Bu gayet doğaldır.
      9.  Bir birim olarak insan kendi yapısı içerisinde, dış olguların ona dayattığı ''olmalısın'' mantı-
           ğında yatan teslimiyetlik politikası sonucu, insan egolarının iç bünyede çatışarak yarattığı
          tahribat, farklı ( bunalımlı, yapay )  insan tiplerini ortaya çıkarmıştır. Öğe kendisini kıyasa
           tabi tuttuğu müddetçe kendi gerçeğini yapının denetimine sunarak kendisini edilginleştirir.
          Çünkü kendisini kıyasa tabi tutan gerçek edilgindir.
    10. Yapı, öğenin sosyal yapısı üzerinde oynamalar yaparak kendisinin kullandığı bir çok normu
          öğeye aktarır.Öğe uygun bulduğu bu normlardan bir kısmını alır ve kullanır.Bulunduğu alan
          normların kullanılmasına uygunsa, öğe, geçmişle bugün arasında bağlantıyı sağlayan  gele-
          nekselleşmiş kurallar hiyararşisini  bozuntuya uğratır. Kendisininde bilinçli bir şekilde kabul
         etmediği, farklı türden bır norm ortaya çıkarır. Bu öğeye kültür olarak yansır. Yapının öğeye
         doğurttuğu ne idiği belirsiz bu kültür, yapının elverişli ortamlar yaratmasıyla genişler ve tek-
         rar yapının denetimine girer.
    11. Yapı ile öğe arasındaki denge, yapının öğeye sunduğu rolde gerçekleşir.Öğenin üstlendiği
        rol yapının sinir uçlarındaki boşluğu doldurarak kesintisi olmayan ilişkiler ağını taratır.
                   
    
             Çok kısa ve deteylı anlatımı olmayan bu önermeler, doğruluğu ya da yanlışlığı pek alade
       açıklanabilir felsefi tasarımlardır.
             Ben sadece, büyünsel görüngünün işleyiş tarzına ilişkin gördüğüm,ya da ''öyle oluyor
       galiba'' dediğim ip uçlarını değerlendirdim.
            Bu maddeler halindeki önermeler çoğaltılabilir. Öyleyse haydi hep birlikte.    
            Not. Öğeden kastım, yapı içersinde bilinçli etkinliği olmayan öznedir.

                                                                                                
                                                                                  


  
                              


hazinin kırlı
9.1.2008 18:38:31
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı yazarlar
 
yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmadı !



 
 
köşe yazıları
 
 
Fidel Uçtu...
Dursun Özden
Fidel 90 yaşında
Dursun Özden
SERBEST BIRAKILANLAR Ü...
Ertuğrul Erdoğan
Kadınlar ''D...
Ertuğrul Erdoğan
Bakış ve Ses
zehra serra hacer baş
Bir Kumpanyanın Hikayesi
Ertuğrul Erdoğan
Berder- devamı 2
Hüseyin Zengin
KİTAP FUARINA BOMBA DÜ...
Ertuğrul Erdoğan
 
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 3
Bugünkü Ziyaretçiler:18
Dünkü Ziyaretçiler:525
Sitemizi bugüne kadar
1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi 1352342 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter